Geçtiðimiz hafta ilkokul birinci sýnýflarýn uyum süreci baþladý. Çocuklarýn okul heyecaný, anne babalarýn da okul alýþveriþi, çocuðum okula alýþacak mý telaþý okulla birlikte baþladý. Bazý çocuklar okula sorunsuz bir þekilde baþlarken, bazýlarý anne babasýndan ayrýlmak istemeyebilir, sonuçta her çocuk birbirinden farklý karakter ve yapýya sahiptir. Çocuðumuz okula gitmekten korkarsa, bizden ayrýlmak istemezse ne yapmalýyýz?
Her çocuðun farklý bir birey olduðunu dolayýsýyla tepkilerinin de farklý olacaðýnýn altýný çizen Uzman Psikolog Bengi Keskin, ailelerin çocuklarýndan ne beklediðinin farkýnda olmasý gerektiðini belirtiyor. Yeni ortamlarýn kimi çocuk için eðlenceli olabilirken kimisi için de oldukça zor olduðunu belirten Keskin, ailelerin çocuklarýnýn mizacýndan daha farklý davranmasýný istemesinin ya da beklemesinin yanlýþ olduðunu anlatýyor.
Yapýlan araþtýrmalar sonucunda okula alýþma süresinin 2 ila 3 hafta arasýnda deðiþtiðini belirten Keskin, bu uyum sürecinin çocuðun kendisine, ailenin yaklaþýmýna ve en önemlisi çocuðun okula ne kadar hazýr olduðuna göre deðiþtiðini söylüyor.
Ýlk kez okula baþlayan çocuklarda alýþýlmýþýn dýþýnda aþýrý duygusal tepkiler, aileye ya da bakýcýya daha çok baðlanma, bebeklik dönemlerine ait davranýþlar sergileme gibi tepkilerin yaþanabileceðini vurgulayan Keskin, ailelere çok önemli tavsiyelerde bulunuyor.
Peki ne yapmalý?
Okullar açýldýktan sonraki süreçte ebeveynlere oldukça fazla görevler düþtüðünü anlatan Keskin,